Ageo Blog

Yaza Geçişi Kolaylaştıracak 6 İpucu

0

Havalar güzelleştikçe hafiflemek isteriz. Giydiğimiz kıyafetler incelir, saçlarımız kısalır, makyajımız sadeleşir. Ancak unutmamalıyız ki hafiflemek içten başlar. Kendimizi ne kadar sağlıklı ve zinde hissedersek geçirdiğimiz zamanın kalitesi de bir o kadar artar. Bu yazın öncekilerden çok daha sağlıklı, mutlu ve enerjik geçmemesi için önünüzde aşılmaz engeller yok ama sağlıklı beslenmeye karar verip de kocaman karmaşık bir tabloyla karşılaşmanız da olası. Nereden başlayacağını bilemeyenler için, sağlıklı beslenme düzenine geçerken uygulayabileceğiniz ve bu düzene geçişinizi kolaylaştıracak temel birkaç ipucu paylaşacağız.

1. Sofra şekeri gitsin, Organik Hindistan cevizi şekeri gelsin

Ne kadar zor görünse de imkansız olmadığını bilmelisiniz. Evet rafine şekere ulaşmak, maddi ve manevi olarak  organik hindistan cevizi şekerine ulaşmaktan çok daha hızlı ve kolay. Ancak bu durumu kendiniz için bir avantaja dönüştürebilirsiniz. Organik hindistan şekeri almak için ekstradan sarfedeceğiniz eforla şeker kullanırken elinizi korkak alıştırmanız arasında doğru bir orantı kurmalısınız.  Bu bağlamda aklımıza şöyle bir soru gelmeli. ‘’Eğer rafine şekere ulaşımım da böyle zor ve pahalı olsaydı, bu kadar fazla kullanır mıydım?’’ 

 2. İyi yağlar tüketin

Natürel sızma zeytinyağı, sadeyağ ve hindistan cevizi yağı için sofranızda daha fazla yer açın. Yağ yemekten korkmamalı ama tercihlerinizi doğru yapmalısınız. Temiz ve hafif yağlar tüketmek ruhunuza, bedeninize ve cildinize çok iyi gelecek.

3. Yeşili sevin

Tabağınızdaki yeşillik oranı ¾ olmalı. Yeşil zeytinyağı bir salata, bol roka, kuzu kulağı, maydonoz, dereotu, bebek ıspanak gibi mucizevi sebzelerden zarar gelmez. Yine de ben makarna yemeden, bakliyat tüketmeden doymuyorum diyorsanız bu sebzeleri küçük küçük doğrayın ve içlerine ekleyin. Bu yöntemle hem yiyecek miktarınızı arttırır hem de sağlıklı tabak dengenizi bozmazsınız.

4. Probiyotik tüketmekten korkmayın

Sabah kahvaltınızda bir bardak kombucha ya da kefir içmek mükemmel etkiler yaratır. Ama yine de hemen kendi kombuchanızı yapmaya kefirinizi mayalamaya gerek yok. Probiyotiğin büyülü dünyasına ufak adımlarla giriş yapın. Öğünlerinizin yanına doğal mayalanmış ev yoğurdu ya da fermante turşular ekleyin. Unutmayın ne yediğinizden çok ne sindirebildiğiniz önemlidir.

5. Bol su için

Sanırım bu madde sürpriz olmadı. Ama su içmenin önemini es geçemeyiz. Su içmek, içtiğiniz öğünlere bağlı olarak bazen o kadar kolay olamayabiliyor. Birden susadığınızı hissedip kana kana su içtiğinizde büyük ihtimal gün içinde su içmeyi sık sık unutan ve günlük hayatınıza adapte edemeyen birisiniz. Ama kendi yöntemlerinizi geliştirebileceğinizden hiç şüphemiz yok. Her öğünden on dakika önce yarım litre su içebilmek için kendinizi şartlandırın. Gündüz uyanır uyanmaz içeceğiniz su; iç organlarınıza sağlıklı bir günaydın derken, akşam uyumadan içeceğiniz su da kalp krizi riskini hatrı sayılır oranda engelliyor. Bazen bünyemiz açlığı ve susuzluğu karıştırıyor. Mesela canınız bir şeyler mi yemek istiyor? Susamış olabilirsiniz!

6. Sebzeleri daha az pişirin

Uzun süre ve yüksek ısıda pişen sebzelerle sadece karnımız doyar. Fakat bizim için önemli olan doymaktan öte yediğimiz gıdalardan alacağımız yüksek besin değerleridir. Özellikle kök sebzeleri ocakta kısık ateşte ve kısa sürede pişirin. Fırın kullanacaksanızda 120 – 170 derece aralığı, 25 dakikayı geçmesin.

Bağırsak Mikrobiyotasını Dengeleyin

Previous article

Salata Aşkına: Sofralarınıza Renk Katacak 5 Salata Tarifi

Next article

Comments

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You may also like